HİZMETLERİMİZ

Bağımsız Denetim Hizmetleri

Şirketimiz Türk Ticaret Kanunu uyarınca ilgili standartları düzenleme ve uygulamayı gözetleme yetkisine sahip KGK’nın belirlediği normlar çerçevesinde Bağımsız denetim hizmeti sunmaktadır. Aşağıda konuyla ilgili olarak merak edilen bazı soruların cevaplarına yer verilmiştir.

  1. Bağımsız denetim nedir?
  2. Bağımsız denetim hangi firmalar için zorunlu tutulmuştur?
  3. Bağımsız Denetim Raporu Türleri
  4. Bağımsız denetim yapmaya hangi kuruluş ve kişiler yetkilidir?
  5. Bağımsız denetim yaptırmamanın sonucu nedir?
  6. Bağımsız denetim hizmetleri nasıl ücretlendirilir?
  7. Yasal zorunluluk olmadığı durumlarda şirketlerin bağımsız denetim hizmeti almaları gereksiz midir?
  8. Bağımsız denetim firmasıyla ne zaman sözleşme imzalamak gerekir?
  9. Yeminli mali müşavirle çalışmak bağımsız denetimi önemsiz ve gereksiz kılar mı?
  10. Bağımsız denetim sonucunda zarar görür mü?

1- Bağımsız denetim nedir?

Finansal tabloların standartlara uygunluğu ve doğruluğunun makul güvence sağlayacak yeterli kanıtların elde edilmesi amacıyla denetim standartlarına uygun olarak defter, kayıt ve belgeler üzerinden denetlenerek rapora bağlanmasının şirket dışından ve ilgili kurumlar tarafından yetkilendirilmiş kişi veya kuruluşlarca yapılması demektir.

2- Bağımsız denetim hangi firmalar için zorunlu tutulmuştur?

Türk Ticaret Kanunu kapsamında denetime tabi tutulacak firma hadleri Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenmektedir. Hadlerle ilgili olarak en son yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararı 19 Mart 2016 tarihli ve 29658 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2016/8549 sayılı Karardır.

Buna göre;

  1. Aşağıdaki şartlardan en az ikisini art arda iki hesap döneminde aşan şirketler bağımsızdenetime tabi hale getirilmiştir.
    1. Aktif toplamı 40 milyon ve üstü Türk Lirası
    2. Yıllık net satış hasılatı 80 milyon ve üstü Türk Lirası
    3. Çalışan sayısı 200 ve üstü (Bir önceki Kararda da 200 ve üstü idi)
  2. Sermayesinin en az % 25'i kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, sendikalara, derneklere, vakıflara, kooperatiflere ve bunların üst kuruluşlarına doğrudan veya dolaylı olarak ait olan şirketlerden aşağıdaki üç ölçütten en az ikisini sağlayanlar.
    1. Aktif toplamı 30 milyon ve üstü Türk Lirası.
    2. Yıllık net satış hasılatı 40 milyon ve üstü Türk Lirası.
    3. Çalışan sayısı 125 ve üstü
  3. Yurt çapında günlük olarak gazete yayımlayan şirketlerden aşağıdaki üç ölçütten en az ikisini sağlayanlar.
    1. Aktif toplamı 40 milyon ve üstü Türk Lirası.
    2. Yıllık net satış hasılatı 60 milyon ve üstü Türk Lirası.
    3. Çalışan sayısı 175 ve üstü
  4. Kaynak tahsisi içermeyen yetkilendirme sahibi şirketler ile çağrı merkezi şirketleri hariç olmak üzere, 15/1/2004 tarihli ve 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu, 5/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1525 inci maddesi kapsamında Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu denetimine tabi olan şirketlerden aşağıdaki üç ölçütten en az ikisini sağlayanlar.)
    1. Aktif toplamı 30 milyon ve üstü Türk Lirası.
    2. Yıllık net satış hasılatı 60 milyon ve üstü Türk Lirası
    3. Çalışan sayısı 200 ve üstü
  5. 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu, 18/4/2001 tarihli ve 4646 sayılı Doğalgaz Piyasası Kanunu, 4/12/2003 tarihli ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu ve 2/3/2005 tarihli ve 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun uyarınca Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu düzenlemelerine tabi olarak faaliyet gösteren lisans, sertifika veya yetki belgesi sahibi şirketlerden (4046 sayılı Kanun hükümlerine tabi kamu iktisadi teşebbüsleri hariç) aşağıdaki üç ölçütten en az ikisini sağlayanlar.)
    1. Aktif toplamı 30 milyon ve üstü Türk Lirası.
    2. Yıllık net satış hasılatı 60 milyon ve üstü Türk Lirası.
    3. Çalışan sayısı 200 ve üstü
  6. Gayri faal olan veya faaliyetleri geçici olarak durdurulan veya iptal edilmiş olan (gerekli ana sözleşme değişiklikleri ve benzeri prosedür işlemleri henüz gerçekleştirilmemiş olanlar dahil) iştirak ve şirketler hariç olmak üzere, Tasarruf Mevduatı ve Sigorta Fonunun iştirakleri ile mülga 4389 sayılı Bankalar Kanunu ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamında Fon tarafından denetimi ve yönetimi devralınan şirketlerden aşağıdaki üç ölçütten en az ikisini sağlayanlar.
    1. Aktif toplamı 30 milyon ve üstü Türk Lirası.
    2. Yıllık net satış hasılatı 60 milyon ve üstü Türk Lirası.
    3. Çalışan sayısı 200 ve üstü
  7. 8/6/1984 tarihli ve 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamında faaliyet gösteren kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları ile sermayesinin en az % 50'si belediyelere ait olan şirketlerden aşağıdaki üç ölçütten en az ikisini sağlayanlar.
    1. Aktif toplamı 30 milyon ve üstü Türk Lirası.
    2. Yıllık net satış hasılatı 40 milyon ve üstü Türk Lirası.
    3. Çalışan sayısı 125 ve üstü

Bu Karar 01 Ocak 2016 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Diğer taraftan, 2012/4213 sayılı Kararın Uygulamaya ilişkin esaslar başlıklı 4 üncü maddesinde;

"Şirketler, bu Kararda belirtilen üç ölçütten en az ikisinin sınırlarını art arda iki hesap döneminde aşmaları durumunda müteakip hesap döneminden itibaren bağımsız denetime tabi olur. Bağımsız denetime tabi şirketler, söz konusu ölçütlerden en az ikisine ait sınırların art arda iki hesap döneminde altında kalmaları ya da bir hesap döneminde söz konusu ölçütlerden en az ikisinin sınırlarının yüzde yirmi veya daha fazla altında kalmaları durumunda, müteakip hesap döneminden itibaren bağımsız denetim kapsamından çıkarılır.

"Bu Kararda belirtilen üç ölçütten ikisinin sınırlarının aşılıp aşılmadığının belirlenmesinde; şirketin aktif toplamı ve yıllık net satış hasılatı bakımından yürürlükteki mevzuat uyarınca hazırladıkları önceki yıllara ait (son iki yıldaki) finansal tablolar, çalışan sayısı bakımından ise şirkette önceki yıllardaki (son iki yıldaki) ortalama çalışan sayısı esas alınır.

"Bağlı ortaklıkları ve iştirakleri bulunan şirketler açısından bu Kararda belirtilen üç ölçütten ikisinin sınırlarının aşılıp aşılmadığının belirlenmesinde; aktif toplamı ve yıllık net satış hasılatı bakımından ana ortaklık ve bağlı ortaklığa ait finansal tablolarda yer alan kalemlerin toplamı (varsa grup içi işlemler yok edilir), çalışan sayısı bakımından ise ana ortaklıkta ve bağlı ortaklıkta önceki yıllardaki (son iki yıldaki) ortalama çalışan sayılarının toplamı dikkate alınır. İştirakler açısından, söz konusu ölçütler iştirakteki hisseleri oranında dikkate alınır."

hükümleri yer almakta olup, bu hükümlerden hareketle bağımsız denetime 01 Ocak 2016 tarihi itibariyle girilip girilmediğinin tespitinde;

  • Finansal tablolar açısından 2014 ve 2015 finansal tabloları,
  • Çalışan sayısı bakımından ise 2014 ve 2015 yıllarındaki ortalama çalışan sayısı

Dikkate alınacaktır.

3- Bağımsız Denetim Raporu Türleri

Bağımsız denetim raporu, bağımsız denetim sonucunda bağımsız denetçinin işletme finansal tabloları hakkında açıkça ifade edilmiş görüşünü içerir. Bu görüş, finansal tabloların tüm önemli yönleriyle, ilgili oldukları finansal raporlama standartları uyarınca hazırlanıp hazırlanmadığı konusundadır. Zira bağımsız denetimin amacı, finansal raporlama standartlarına uygun olarak, finansal tabloların tüm önemli yönleriyle gerçeği dürüst bir şekilde yansıtıp yansıtmadığının ortaya konmasıdır.

Bağımsız denetim görüşünün oluşturulma sürecinde bağımsız denetçinin, finansal tabloların önemli yanlışlıkları içermediğine dair makul güvenceyi elde edecek yeterli ve uygun bağımsız denetim kanıtına sahip olması gerekir. Ancak bazı durumlarda, bir takım sınırlamalar nedeniyle bağımsız denetçi gerekli bağımsız denetim kanıtlarını toplayamayabilir. Atanma zamanı nedeniyle bağımsız denetçinin fiziki stok sayımını gözlemleyememesi, işletmenin muhasebe kayıtlarının yetersiz olması veya gerekli olduğuna inanılan bir bağımsız denetim tekniğinin uygulanamamasının örnek olarak verilebileceği bu gibi durumlar “çalışma alanının sınırlanması” olarak adlandırılır. Bu sınırlama dolayısıyla, kullanılan alternatif bağımsız denetim tekniklerine rağmen, denetlenen kalem veya kalemlerle ilgili yeterli ve uygun bağımsız denetim kanıtı elde edilememesi, denetçinin görüşünü etkileyecektir.

Bağımsız denetçinin finansal tablolar hakkındaki görüşünü etkileyen bir diğer husus, seçilen bazı muhasebe politikaları, bunların uygulanması ve dipnotların yeterliliği gibi konularda işletme yönetimiyle görüş ayrılığına düşülmesidir. Zira bağımsız denetim sırasında, finansal tablolarda tespit edilen eksiklik veya yanlışlıklar öncelikle işletme yönetimine iletilir; yönetim, bağımsız denetçinin tespitine katılırsa, söz konusu yanlışlığı kamuya açıklamadan tablolarda düzeltebilir. Ancak, yönetimin bağımsız denetçinin tespitine katılmaması halinde finansal tablolar -bağımsız denetçiye göre- eksik veya hatalı haliyle tablo kullanıcılarına sunulur. Bu durumda, bağımsız denetçinin, finansal tabloların kullanıcılara sunulduğu son hali hakkındaki görüşü olumlu olmayacaktır.

Yukarıdaki belirtilen ve bağımsız denetçinin çalışma alanında bir sınırlama olması ve seçilen muhasebe politikalarının uygunluğuna, bunların uygulama yöntemlerine veya finansal tablo açıklamalarının yeterliliğine ilişkin olarak yönetimle bir anlaşmazlık bulunması şeklinde özetlenebilecek şartlardan birinin oluşması durumunda, sorunun etkisi finansal tablolar için önemliyse veya önemli olabilecekse, bağımsız denetçi olumlu görüş beyan etmeyecek; olumsuz veya şartlı görüş bildirme veya görüş bildirmekten kaçınma yollarından birine gidecektir.

Bu kapsamda, 4 tür bağımsız denetim raporu ortaya çıkmaktadır:

Olumlu Görüş İçeren Rapor: Bu rapor tipinde, bağımsız denetçinin işletme finansal tabloları hakkında beyan ettiği görüşü, bu tabloların, tüm önemli yönleriyle, finansal raporlama standartlarına uygun olarak gerçeği dürüst bir şekilde yansıttığı yönündedir.

Olumsuz Görüş İçeren Rapor: Yeterli ve uygun denetim kanıtı elde etmiş olan denetçi, yanlışlıkların tek başına veya toplu olarak finansal tablolar için önemli ve (etkisinin) yaygın olduğu sonucuna varırsa olumsuz görüş verir.

Görüş Bildirmekten Kaçınılan Rapor: Denetçi, görüşüne dayanak teşkil edecek yeterli ve uygun denetim kanıtı elde edemezse ve -varsa- tespit edilmemiş yanlışlıkların finansal tablolar üzerindeki muhtemel etkilerinin önemli ve yaygın olabileceği sonucuna varırsa, görüş vermekten kaçınır.

Şartlı Görüş İçeren Rapor: Denetçi, aşağıdaki durumlarda sınırlı olumlu görüş (şartlı görüş) verir:

(a) Yeterli ve uygun denetim kanıtı elde etmiş olan denetçi, yanlışlıkların tek başına veya toplu olarak önemli olduğu ancak finansal tablolarda yaygın olmadığı sonucuna varırsa veya

(b) Görüşüne dayanak teşkil edecek yeterli ve uygun denetim kanıtı elde edememekle birlikte denetçi, -varsa- tespit edilmemiş yanlışlıkların finansal tablolar üzerindeki muhtemel etkilerinin önemli olabileceği ancak yaygın olmayabileceği sonucuna varırsa.

Denetçi, muhakemesine göre, kullanıcıların finansal tabloları anlamaları açısından temel teşkil edecek derecede öneme sahip olan, finansal tablolarda sunulan veya açıklanan bir hususa kullanıcıların dikkatinin çekilmesinin gerekli olduğunu düşünürse; finansal tabloların önemli yanlışlık içermediği konusunda yeterli ve uygun denetim kanıtı elde edilmiş olması şartıyla, denetçi raporuna “Dikkat Çekilen Hususlar” paragrafı ekler. Bu paragraf, yalnızca finansal tablolarda sunulan veya açıklanan bilgilere atıfta bulunur.
(Yukarıdaki açıklamalar spk.gov.tr sayfasından alıntıdır )

4- Bağımsız denetim yapmaya hangi kuruluş ve kişiler yetkilidir?

Kamu Gözetimi muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yetki belgesi verilen kişi ve kurumlar bağımsız denetim yapmaya yetkilidir.

5- Bağımsız denetim yaptırmamanın sonucu nedir?

Bağımsız denetim yaptırmak zorunda olanların yönetim kurulları bunu yaptırmamaları halinde bağımsız denetimden sağlayacakları faydalardan mahrum olacakları gibi, mali tabloları düzenlememiş olurlar. Bu da en başta yönetim kurulunun ibra edilmemesi sonucu doğurur ki ortakların yasal yollara başvurmasından tutun pek çok sorumluluğu beraberinde getirir. Örneğin kar dağıtamaz, sermaye artış ve azalışı yapılamaz. Bundan dolayı şirketin uğrayacağı zarar ve kayıplardan yönetim kurulu sorumlu olur.

6- Bağımsız denetim hizmetleri nasıl ücretlendirilir?

Kamu Gözetim Kurumu bağımsız denetim ücretlerine ilişkin bir tarife yayınlamamakla birlikte konu hakkında her yıl çıkarılan smm ve ymm asgari ücret tarifesinde şirketin cirosu, aktif büyüklüğü, şube ve çalışan sayısı gibi veriler esas alınarak taraflar arasında belirlenmektedir.

7- Yasal zorunluluk olmadığı durumlarda şirketlerin bağımsız denetim hizmeti almaları gereksiz midir?

Bağımsız denetimin hedef kitlesi şirketin mali tablolarından istifade edenlerdir. Kamunun bazı kriterleri esas alarak belli hadlerin üzerindekileri zorunlu kılması, yönlendirme görevinin gereği olup bunu yasal zorunluluk olarak anlamamak gerekir. Bağımsız denetim, şirketlerin mali tabloları doğru ve güvenilir bilgiler kılarak mevcut ya da potansiyel ortakların, şirketle iş ilişkisi olan finansal kuruluşların, müşterilerin ve tedarikçilerin güvenini kazanmalarına ve böylece işletmenin piyasadaki ticari itibarını ve güvenini artırmasına yardımcı olur.

8- Bağımsız denetçi ile sözleşmeyi ne zaman imzalamak gerekir?

Bağımsız denetçiler ile denetleyecek oldukları faaliyet yılı bitmeden sözleşme yapılabilir. Ancak denetçiye zaman kazandırmak için bu süreyi beklemeden mümkün olan en erken tarihte sözleşme imzalanması yerinde olur.

9- Yeminli mali müşavirle çalışmak bağımsız denetimi önemsiz ve gereksiz kılar mı?

Yeminli mali müşavirler denetimlerini daha çok vergi mevzuatı yönüyle yaparlar bunların varlığı bağımsız denetim yükümlülüğünü ve ihtiyacını kaldırmaz. Yeminli mali müşavirlik hizmetinin yararlanıcısı genelde vergi idaresi, özelde kamu idaresi iken bağımsız denetimin yararlanıcısı genelde tüm mali tabloları kullananlardır (şirket ortakları, şirkete yatırım yapmayı düşünen yatırımcılar, bankalar ve şirketle iş ilişkisi olan alıcı ve satıcılar).

10- Bağımsız denetim sonucunda zarar görür mü?

Bağımsız denetimin en önemli amacı düzeltme yapmaya fırsat vermektir. Bu durum şirketlere zarar değil yarar getirir. Denetim raporları şirket yönetiminin istemediği kişi ve kurumlara sunulmaz. Bağımsız denetçilerin sır saklama yükümlülüğü Türk Ticaret Kanunu'nca şirketleri koruyacak kural ve yaptırımlarla güvence altına alınmıştır.